Dünyada Yol Güvenliği

Üye ülkelerden aldığı bilgilerden ve istatistiklerden elde edilen veriler sonucunda Birleşmiş Milletler Örgütü (United Nations – UN) “yol güvenliği ve çevre” alanında önlemler almak gereğini duymuş, eylem planları hazırlamıştır.  Bunu yaparken Dünya Sağlık Örgütünü (World Health Organization – WHO) görevlendirmiş ve tüm üye ülkelerin gerek devlet düzeyinde, gerek Sivil Toplum Kuruluşları düzeyinde harekete geçmelerini istemiştir.

Bu çalışmanın iki evresi var;  birinci on yıl ve ikinci on yıl.

Birinci on yıl bilgileri değerlendirmek, strateji saptamak ve üye ülkelerdeki ilgili kurumları harekete geçirecek planlamaları ve eylemleri belirlemek üzere çalışmaları içerir.

7 Nisan 2004 tarihinde Birleşmiş Milletler Örgütü ve Dünya Sağlık Örgütü “Yol Güvenliği Günü ve Haftası”nı dünyanın gündemine resmen taşıdı ve tüm üye ülkelerin böyle bir farkındalık ve uyarı eylemi yapmalarını istedi.  2007 yılının Nisan ayında bu karar uygulamaya kondu.  Aslında bazı ülkeler öteden beri “Trafik Günü”, “Trafik Haftası” etkinlikleri yapıyordu ve yapıyor.  Bunlardan birisi de Türkiye.  Ancak Birleşmiş Milletler Örgütünün amacı diğer pek çok ülkede uygulanmayan böyle bir farkındalık ve uyarı eyleminin yaygınlaştırılması ve etkinleştirilmesiydi.  Dünya bu konuyu her yıl gündemine almalıydı.

Dünya Sağlık Örgütü 2009 yılı Mayıs ayında Brüksel’de “Yol Güvenliği ve Kazazedelere Destek için Birinci Sivil Toplum Kuruluşları Küresel Toplantısı”nı düzenledi.  Bu toplantıya 40 ülkeden 70 Sivil Toplum Kuruluşunu temsil eden 100 kişi katıldı.  İki gün süren toplantıda proje alanları, prensipler, üzerinde yoğunlaşılması gereken konu başlıkları müzakere edildi.

19-20 Kasım 2009 tarihinde büyük adım atıldı.  Birleşmiş Milletler Örgütü 179 ülkenin yol güvenliği ile ilgili birimlerinin bağlı olduğu bakanları ve heyetlerini Moskova’ya davet etti.  Bu toplantıya Türkiye’den İçişleri Bakanı katıldı.  Buradaki müzakereler sonunda gelecek on yıllık eylem planının deklarasyonu bütün katılanlar tarafından kabul edildi.

2010 yılının mart ayında Birleşmiş Milletler Örgütü Genel Kurulu bu deklarasyonu görüşerek 2011-2020 Dünya Yol Güvenliği kampanyası kararını aldı.  Başlama tarihi 11 Mayıs 2011.

Dünya Sağlık Örgütü 13-14 Mart 2011 tarihinde “Yol Güvenliği ve Kazazedelere Destek için İkinci Sivil Toplum Kuruluşları Küresel Toplantısı”nı Washington’da düzenledi.  Bu toplantıya 45 ülkeden 73 Sivil Toplum Kuruluşunu temsil eden 120 kişi katıldı.  Toplantının ana konusu bütün dünyada önce ülke bazında, sonra bölgesel ve daha sonra dünya çapında bir Sivil Toplum Kuruluşu ağı oluşturarak (network) görüşlerin, projelerin, yapılan etkinliklerin paylaşılması, yaygınlaştırılması ve etkinleştirilmesi…

* * * *

İkinci on yıl eylem süreci olacak, herkes eylem planını yapacak ve uygulayacak. 
Hedef, 2020 yılında 2009 yılına oranla ölümleri %50 azaltmak…

* * * *

Ancak bu günkü durum nedir ona bakalım…

Eğer önlemle alınmaz, gayret sarf edilmez ve böyle devam ederse Dünya Sağlık Örgütünün derlediği küresel manzara ve Türkiye’nin durumu 2009 yılı baz alındığında şöyledir;

Motorlu araç nüfusu

Dünya genelinde
2009    940 milyon
2020    1 milyar 250 milyon (2009 yılına göre %33 artış)
2030    1 milyar 650 milyon (2009 yılına göre %75 artış)

Türkiye’de
2009    15 milyon
2020    30 milyon (2009 yılına göre %100 artış)
2030    55 milyon (2009 yılına göre %272 artış)

 

Ölümler ve yaralanmalar

Dünya genelinde bugün
Ölü        1.3 milyon kişi (2020 tahmini 2.500 milyon kişi)
Yaralı   50 milyon kişi

Türkiye’de bugün
Kaza    1 milyon
Ölü          10.000 kişi
Yaralı     200.000 kişi

2020 yılında Dünya genelinde trafik kazalarında beklenen ölümler. 

2009 yılına oranla,
Yüksek Gelirli Ülkelerde %27 azalacak,
Düşük ve Orta Gelirli Ülkelerde %83 artacak (Türkiye bu gruptadır)
ve buna göre Dünya genelinde ağırlıklı ortalama olarak %67 artacak.

Önlemler alınmazsa Dünya genelinde trafik kazalarındaki ölümlerin yeri, diğer ölüm nedenleri arasında 2004 yılında dokuzuncu sıradayken 2030 yılında beşinci sırada olacak.

Yine Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre bu gün trafik kazalarındaki ölümlerin yaş grubu itibariyle analizinde diğer ölüm nedenleri arasında 15-29 yaş grubu birinci sıradadır.  Bu hal Türkiye için önemlidir.   Türkiye’de de bu yaş grubu trafik kazası riski altındadır. 31 Aralık 2009 tarihi itibariyle Türkiye’nin nüfusu 72.561.312 dir.  Bu nüfusun 15-29 yaş grubu en yoğun olan kesimdir.

Öte yandan trafik kazalarının dünya genelinde küresel ekonomiye getirdiği yük gayrisafi milli hasılanın %1 ila %3 ü kadarıdır.  Basit bir hesaplamayla bu rakam yılda 500 milyar dolar demektir.

* * * *

Moskova toplantısında deklare edilen ve önlem alınması gereken trafik kaza nedenleri öncelik sırasına göre şöyle tespit edildi.

  • Hız
  • Emniyet kemeri
  • Cep ve araç telefon
  • Alkol
  • Kask
  • İlk yardım

Tespit edilen bu nedenlerin taşıdığı riskler özetle şöyle;

Hız

Tüm trafik kazalarının yaklaşık üçte birinin gerçekleşmesinde hızın katkısı var.  Hızda %5 lik artış ölümlü kazaları %20 artırır.  Hızda her 1 km/saatlik artış ölümlü kaza riskini %5 artırır.

Dünya ülkelerindeki yasal hız limitlerinden birkaç örnek vermek gerekirse yukarıda bahsettiğimiz 2009 yılı verileriyle 2020 yılı tahminlerinin ülkeler itibariyle hızdan nasıl etkilenecekleri anlaşılacaktır.

  • Yol altyapısı iyi olan ve sürücü bilinci yüksek olan Almanya, Avusturya, İngiltere, Avustralya, Yeni Zelanda 100 km/saat.
  • Yol altyapısı iyi olmayan ve sürücü bilinci düşük olan Endonezya, Ekvator, Fas, Kenya, Nikaragua, Şili, Güney Afrika, Suudi Arabistan 100 km/saat.
  • Yol altyapısı iyi olmayan ve sürücü bilinci düşük olan Arjantin, Kongo 110 km/saat.
  • Yol altyapısı iyi olmayan ve sürücü bilinci düşük olan Ürdün, Umman, Botswana, Namibya 120 km/saat.

(Ülkemizde bölünmüş yollarda hız limitinin 110 km/saat ve %10 toleransla birlikte 121 km/saat olduğunu burada hatırlatalım.)

Emniyet kemeri

Emniyet kemeri ölümleri %40 - %65 oranında azaltıyor.  Emniyet kemeri kullanmayan sürücüler ve yolcular ya araçtan fırlayarak ya da ön cama çarparak yaşamını yitiriyor.  50 km/saat hızda ani duruş 75 kilo ağırlığındaki insanın çarpma ağırlığını 30 misli artırıyor.
(2 ton 250 kilo).

Cep telefonu

Araç sürerken cep telefonu ile konuşma halinde kaza olasılığı dört kat artıyor.  Sürücünün refleks süresi %18 azalıyor ve bu da duruş mesafesini uzatıyor.  Direksiyonu tek elle kullanmak kontrolu  %25 zayıflatıyor.  Araç kiti veya kulaklık kullanılsa dahi dikkat dağılımı kazaya neden oluyor.

İngiltere’de Transport Research Laboratory tarafından gerçekleştirilen deneylerde saatte 60 km ile giden bir aracın sürücüsünün ani durması gerektiğinde fren yapma mesafesinin

  • Normal durumda 31 metre
  • Alkollü ise 35 metre
  • Kulaklıklı cep telefonu ile konuşuyorsa 39 metre
  • Telefonu elinde tutarak konuşuyorsa 45 metre
    olduğu saptanmış.

Alkol

Yol güvenliğinde alkollü araç sürmenin riski tartışma konusu dahi edilemez.  Ancak ülkeden ülkeye farklılıklar olduğu görülüyor.  Kandaki yasal azami alkol miktarı İsveç’te 0.000 promil iken, bu limit Türkiye’de 0.050 promil, Afrika ülkelerinde 0.080 promildir. 

Dünya Sağlık Örgütünün bir çalışmasında orta Amerika ülkelerinden birisinin temsilcisi bir eyaletin limiti 0.200 promile çıkardığını ve yöneticileri zorla ikna ederek bu oranı 0.100 promile indirtebildiklerini ifade etmiştir. 

Kask

Avrupa ülkelerinde motosiklet kullanımı çok yaygındır.  Bu iki tekerlekli motorlu araçlarda kask kullanılması zorunlu hale getirilmiştir ama kazalardaki ve ölümlerdeki payı yüksektir.  Bu sebeple kask konusu on yıllık eylem planına alınmıştır. 

Bugün Türkiye’de 2,5 milyon motosiklet yollara hareket halinde.  Maalesef çoğunluğu kask kullanmamakta ve kaza riski bilincine sahip değil.  Mevzuatımızda da motosikletlerle ilgili yeterli hüküm yok.

İlk yardım

İlk yardım öteden beri üzerinde önemle durulan bir konudur.  Trafik kazalarında ölümlerin %10 u ilk 5 dakikada, %50 si ilk 30 dakikada olur.  30 dakika içinde bir hayat kurtarmak mümkündür.  Bunun için insanların suni teneffüs ve kalp masajı uygulamasını iyi öğrenmeleri zaruridir.  

* * * *

Yukarıda bahsettiğimiz 19-20 Kasım 2009 tarihinde Moskova’da düzenlenen “Küresel Yol Güvenliği Bakanlar Konferansı”nda gelecek on yıllık süredeki bütün eylemlerin şu beş sütun üzerine oturtulması kararlaştırıldı.

Yol güvenliği yönetimi                    (Road  safety management)
Altyapı                                             (Infrastructure)
Güvenli araçlar                               (Safe vehicles)
Yol kullanıcı davranışları                (Road user behaviour)
Kaza sonrası yardım                       (Post crash care)

* * * *

1930‘lu yıllarda ortaya atılan ve bütün dünyanın bu güne kadar benimsediği 3E formülünün trafik kazalarını önlemek için uygulanması gereği bilinir.  Bu üç alanda yapılacak çalışmaların, üretilecek projelerin ve gerçekleştirilecek uygulamaların trafik kazalarını önleyeceğine, azaltılacağına inanılmıştır.  Bu gün de bu inanç devam ediyor.

  • Egineering  (Mühendislik).  Araçların ve yolların iyileştirilmesi, hatta mükemmelleştirilmesi.
  • Education  (Eğitim).  Sürücülerin eğitimi, okullarda Yol Güvenliği dersinin verilmesi,  yayaların bilinçlendirilmesi
  • Enforcement  (Denetleme).  Yasaların ve kuralların uygulanması  

Bu formüle daha sonra bir (E) daha eklenmiş ve kaza sonrasını kapsayan Emergency (İlk yardım) alanı yaratılmıştır.

Son zamanlarda bir beşinci (E) gündeme gelmiştir. Evaluation (değerlendirme).

Ancak bu formül görevlilerin ve sorumluların eylem çerçevesini çizmekten öteye gidememiştir.  Görevler tam olarak yerine getirilse bile toplumun ve bireyin yol güvenliğini ve trafik kazasını özümsememesi halinde tatminkar sonuç almak mümkün olmaz ve olmamıştır.

Bu günden 80 yıl öncesine dayanan bu formül değişen çevre, yol, anlayış şartlarına göre geliştirilmeye ve kalıbı ayni kalmakla beraber yorumlanmaya çalışılmışsa da önce üç, sonra dört ve şimdi de beş (E) yetersiz kalmıştır, kalmaktadır.

5E’nin yanı sıra olaya farklı açılardan bakmak gereği vardır.  Bu bağlamda İsveç Göteborg Üniversitesi Yol ve Trafik Planlaması Profesörü Olof Gunnarsson yeni bakış açılarının ve alanlarının dikkate alınmasını dile getirmiş ve 4H formülünü önermiştir. 

Kısa açıklamaları şöyledir.

  • Humanism – insanlık.

Teknik seferberlik, iyi yol, iyi araç, hatalı sürme sonucu oluşan kazaları azaltmak.

  • Homogenity  - benzeştirme / denkleştirme.

Araç ve yol tipi benzeştirmesi,  araç dizaynı, bakımı ve kontrolu,  yolun yapısı ve insan davranışları,  mevzuat,  kentleşme (imar planlaması),  hız kontrolu

  • Harmony – Uyum. 

Sürücü – yaya ilişkisi, diğerlerine saygı, kurallara uymak.

  • Holizm – Her kesimin katılımı.

İdare + Sivil Toplum Kuruluşları + Özel sektör + Medya +  birey (sürücü ve yaya)

* * * *

Moskova toplantısında bu çalışma alanları dikkate alınarak
şu satır başları benimsendi.

  • Devlet etkin denetim ve nitelikli yollar yaparsa…  

(Enforcement, Engineering, Humanism, Homogenity)

  • Üreticiler güvenli araçlar üretirse…  

(Engineering, Environment, Humanism, Homogenity)

  • Birey ve toplum iyi eğitilip bilinçlendirilirse…

(Education, Emergency, Environment, Harmony)

  • Devlet, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, medya birlikte çalışırsa… 

(Holism)

  • Bu birimler en etkin çalışma yollarını araştırır ve uygularlarsa… 

(Ergonomy)

* * * *

Türkiye'de her yıl trafik kazalarında on bin kadar kişi ölüyor ve yaklaşık iki yüz bin kişi yaralanıyor.   Yani, Türkiye'deki yollarda her gün yaklaşık 25 kişi hayatını kaybediyor ve 500'den fazla kişi yaralanıyor.

Yukarıda ifade ettiğimiz 2030 yılı projeksiyonuna göre  %83 lük ölüm riskiyle karşı karşıya bulunan düşük ve orta gelirli ülkeler grubundaki Türkiye’de trafik kazalarının ne kadar önemli bir sorun oluşturduğu kesin...

Türkiye için görünenler ve öngörüler şunlar.

Taşıma modlarında dengesizlik.  
Yük ve yolcu taşımaları ağırlıklı olarak karayolları ile yapılıyor.

Karayolu altyapısından kaynaklanan nedenler.  
Tasarım ve geometri hataları, yetersiz aydınlatma, yatay ve düşey işaretlemelerdeki eksiklikler, kısa görüş mesafeleri, küçük yarıçaplı yatay kurblar, dar ve düşük banketler, tırmanma şeritsiz dik rampalar.

Taşıtlardan kaynaklanan nedenler.  
Taşıtların teknik muayenelerinde yaşanan sorunlar, aşırı yükleme, teknik şartları uygun olmayan taşıtların trafikte yer almaları,  Türkiye’deki taşıt kompozisyonu içinde yaşlı model taşıtların oranının yüksekliği.

Hızlı ve plansız şehirleşme.   
Altyapı eksiklikleri, eksik ve hatalı geometrideki yollar ve kavşaklar, otopark problemleri.

* * * *

“Birleşmiş Milletler üye ülkelerini, uluslararası organizasyonları, sivil toplum kuruluşlarını, iş adamlarını, toplum liderlerini On Yıllık sürenin gerçek bir gelişme kaydetmesini sağlamaya davet ediyorum.  Bu yolda ilk adım olarak 11 Mayıs 2011 tarihinde bütün dünyada başlatılacak olan On Yıllık eylem için bütün ülkeler ulusal planlarını ilan etmelidirler.”

(I call on Member States, international agencies, civil society organizations, businesses and community leaders to ensure that the Decade leads to real improvements. As a step in this direction, governments should release their national plans for the Decade when it is launched globally on 11 May 2011.)